untitled

 

 

 

 

 

 

??S?Z ??retmenler
DİKKAT!!!
Hakkımızda Yayınlanan Haberlerin Linkleri Sayfanın Sonunda....

İLETİŞİM:issizogretmenler@hotmail.com

Şu belgeleri inceleyin sonra yorumunuzu alalım....tıkla.

 

2738

 

Şu anda sitede web statsonline ziyaretçi var. Siteyi toplam online slotskişi ziyaret etti... 

 

 

TRT FM:

 

 

 

 

 

Merhaba,

Ülkemizdeki “işsiz lise branş öğretmeni” sayısı resmî verilere göre yüz bini geçti, ancak hiç kimse bu yaraya dikkat çekmiyor.

Lise branşlarından son dört yılda yapılan atama sayısı sekiz bin civarındadır.

Haftalık ders saati en az ders olan Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisinden son dört yılda 6300 atama yapılırken “Edebiyat+Matematik+Fizik+Kimya+Biyoloji+Tarih+Coğrafya+Felsefe Grubu” öğretmenliklerinden son dört yılda yapılan toplam atama sayısı sadece 7700’dür. Yani sekiz lise branşı, bir Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi branşını güç bela geçmektedir.

Millî Eğitim Bakanlığı, sanki Türk eğitim sistemi sadece ilköğretimden oluşuyormuş gibi davranmakta, her atama döneminde ilköğretim branşlarına 1000’in üzerinde kadro sayısı ayırırken lise branşlarına ayrılan kadro sayısı 15, 30, 20 gibi komik sayılardan oluşmaktadır. Ağustos-2007’de yapılan atamada Türkçe’ye 2410, İngilizce’ye 1990, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi’ne 1300 öğretmen atanırken Türk Dili ve Edebiyatı’na 400 (son yılların en yüksek sayısı), Matematik’e 30, Fizik’e 15, Kimya’ya 30, Biyoloji’ye de 40 öğretmen atanmıştır. İlköğretim branşlarıyla lise branşları arasındaki farkı, sayılar açıkça göstermektedir. Aslında lise branşlarına pek çok atama dönemlerinde atama yapılmamakta, iki yılda bir de olsa böyle komik sayılarla atama yapılmaktadır. Yeni liseler açtıklarını her fırsatta söyleyen Milli Eğitim Bakanı’na soruyoruz: “Peki bu yeni liselerde hiç öğretmen açığı oluşmuyor mu?” Sayın Bakan; kullanılmayan teknoloji sınıflarıyla ve fakirlerden alınan vergilerle zengin çocuklarına da dağıtılan bedava ders kitaplarıyla övünmekten vakit bulamayacağı için cevabı biz verelim:

“Ücretli öğretmenlik” uygulaması ile bu ihtiyaç kapatılmaya çalışılmaktadır. Eğitim camiasında “ücretli kölelik” olarak da anılan bu sisteme göre, il/ilçe Millî Eğitim Müdürlükleri ihtiyaç bulunan branşlarda “ücretli öğretmen” görevlendirmektedir “Ücretli öğretmen” kimdir: Tıpkı kadrolu öğretmenler gibi eğitim fakültesinden mezun olan, ancak kadro yetersizliğinden dolayı atanamayan öğretmenlerdir. Ders saati 5 YTL’den derse girmekte, aylık yaklaşık 300 YTL para kazanmaktadır. “Yevmiyeci” olarak da nitelendirilebilir. Eğer eğitim fakültesi mezunları “ücretli köleliğe” başvurmazsa diğer fakülte mezunları veya önlisans mezunları bu sisteme dâhil edilmektedir. Her il ve ilçede azımsanmayacak kadar “ücretli öğretmen”e rastlamak mümkündür. Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki zihniyet, öyle ya da böyle ders saatinin boş geçmemesidir. Kadrolu öğretmen atayarak 930 YTL maaş vermektense aynı öğretmeni “ücretli” olarak görevlendirip yaklaşık 300 YTL ile bu sorunu halletmektedirler. “Hortumu kesmek” dedikleri bu olsa gerek.

Bir de “sözleşmeli öğretmen” aldatmacası var. Ağustos atamasında 10 bin kadrolu, 10 bin de sözleşmeli öğretmen olmak üzere toplam 20 bin öğretmen atandı. Ancak Ağustosta sözleşmeli atanan öğretmenler, şubatta karolu öğretmen olarak atanmakta ve Millî Eğitim Bakanlığı aynı kişiyi iki defa atanmış gibi göstererek “40 bin öğretmen” atadık diye kamuoyunu yanıltmaktadır.

Ekonomik krizin patlak verdiği ve bütçeden aslan payının Millî Eğitim Bakanlığı’na ayrılmadığı 2001 yılında bile 40 bin kadrolu öğretmen atanırken krizin olmadığı, bütçeden en büyük payın Millî Eğitim Bakanlığı’na ayrıldığı 2007 yılında 20 bin kadrolu öğretmen atanmıştır? Bu ne yaman çelişkidir?

Artık gazetelerde, haber bültenlerinde “Müjde! 20 bin öğretmen atanıyor” gibi gülünç haber görmek, duygularımızla dalga geçilmesini istemiyoruz. Resmî verilere göre 200 bin işsiz öğretmenin olduğu bir ülkede 20 bin öğretmen atanmasının neresi müjdedir?

Başta Başbakanımız olmak üzere hükümet yetkilileri “devleti iş kapısı olarak görmeyin” diyor. Bizler, Anadolu Öğretmen Lisesi ve Eğitim Fakültesi mezunları olarak öğretmenlik dışında ne gibi bir iş yapabiliriz? Özel dershaneler de piyasada 200 bin işsiz öğretmen olduğunu bildiği için aylık 300 YTL’ye sigortasız öğretmen çalıştırma yolunu seçiyor. Öğretmenlik dışında herhangi bir vasfımız olmadığı için çalışacak yer bulamıyoruz.

Üniversitedeki öğrencilik yıllarımızda aldığımız öğrenim kredisi borcunu da ödeyemediğimiz için haciz gelme korkusuyla yaşıyoruz.

—Lise branş öğretmenlerinin pek çoğu Anadolu Öğretmen Lisesi mezunudur ve ÖSS’de çok yüksek puanlar alarak bu bölümlere girmiş, ülkenin zeki kişileridir.

—Lise branş öğretmenlerinin hepsi “yüksek lisans derecesiyle” mezundur.

—KPSS’ye girenlere ait verilerine göre yüz binin üzerinde lise branş öğretmeni işsizdir.

—Liseler dört yıla çıkmasına rağmen hâlâ bir iş bulamayan lise branş öğretmenleri “dışlanmışlık, ezilmişlik, değersizlik” gibi duyguları her daim hissetmekte ve psikolojik sorunlar yaşamaktadır. İstihdam politikaları böyle sürerse çok yakında “işsiz öğretmen intiharları”na sıkça rastlayacağız.

ÖSS’de binlerce öğrencinin sıfır aldığı, liselerde disiplinsizliğin kol gezdiği günümüzde, işinin ehli ve hepsi birer yüksek lisans mezunu olan lise branş öğretmenlerine daha fazla istihdam sağlanmasını ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen atamalarında ayırdığı kadro sayılarının “siyasî kriterlere” göre değil, gerçek ihtiyaçlara göre olmasını istiyoruz.

Seçimden birkaç gün önce 200 binden fazla geçici işçiye kadro verilebilirken işsiz 200 bin öğretmen için, bu ülkenin aydın insanları için hiçbir şey yapılmamakta, üniversiteyi bitirmiş genç beyinler yalnızlığa, psikolojik bunalıma terk edilmektedir.

Peki, okullarımızda kaç çeşit öğretmen olduğunu biliyor musunuz? İşte “Öğretmenlik Kariyer Basamakları”

-Başöğretmen

-Uzman öğretmen

-Öğretmen

-Aday öğretmen

-Sözleşmeli öğretmen (4/b’li)

-Mevsimlik öğretmen (4/c’li. Bu uygulama, Danıştay tarafından iki defa iptal edilmiştir.)

-Vekil öğretmen

-Ücretli öğretmen

-Öğrenci öğretmen (Eğitim fakültesi öğrencileri, staj amaçlı olarak okullarda öğretmenlik yapar.)

Halk dâhil herkes bizi görmezden gelmekte, “Sen daha atanamadın mı?”, “Bir adam olamayacaktın da niye okudun?” gibi sorularla rencide olmaktayız. Okulumuzu bitireli 3–4 yıl olmasına rağmen işsiz olduğumuz için geleceğimize dair herhangi bir plan yapamamaktayız.

Hayatımızdan 3–4 yıl boşu boşuna akıp gitmekte. Sorunumuz o kadar had safhaya ulaştı ki artık öğretmen olduğumuzu söylemekten utanır hâle geldik.

“Devleti iş kapısı olarak görmememiz” gerektiğini söyleyenler ve ülkeye hükmedenler, bizlere istihdam olanakları oluşturmak durumundadır. Kesinlen hortumlara, satılan şirketlere, alınan borçlara rağmen “üniversiteli işsiz” sayısı hiç azalmamaktadır. Rakamlarla büyüyen Türkiye, “yüksek lisans mezunu işsizleriyle” küçülmektedir.

Lise branş öğretmenleri olarak kalkınmanın yanında “birazcık adalet” istiyoruz.

“İşsiz öğretmen intiharları”nın patlak vermesine ramak kaldı. Lütfen sesimizi duyun ve duyurun.

Derdimize tercüman olmanız dileğiyle…

Saygılar sunarım…

NOT: Eğer konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız lütfen aşağıdaki adresi ziyaret ediniz.

http://issizogretmenler.bravehost.com/html/durum_analizi.html

İŞSİZ ÖĞRETMENLERİN İSYANI, MİLİ EĞİTİMİN HALİ…

Bizler lise branş öğretmenleri olarak artık Milli Eğitim Bakanlığı’nın yalanlarından bıktık. Branşlarımız için norm kadro fazlalığı var diyen sayın personel genel müdürü Remzi Kaya, il milli eğitim müdürlüklerinde yayınlanan norm kadro ihtiyaçlarını görmezden gelip hem kamuoyunu hem de öğretmen adaylarını kandırmaya çalışıyor ya da yaptığı işin hakkını veremeyecek kadar kurumunda bilgisiz biri.

Atama bekleyen lise branş öğretmenleri olarak biz şu kanıya vardık yapılan açıklamalar bilimsel, istatistiksel değil tamamen siyasi ve politik, en azından personel genel müdürü böyle yapmamalıydı.

Ağustos 2007’de yapılacak olan atamalarda bazı lise branşlarının ilk atama kontenjanları aşağıdaki gibidir. İlk sayı kadrolu, ikinci sayı da sözleşmeli öğretmen sayısını gösteriyor.

Türk Dili ve Edebiyatı:400+0=400 kişi

Coğrafya:350+0=350 kişi

Tarih:150+0=150 kişi

Matematik:30+0=30 kişi

Fizik:15+0=15 kişi

Kimya:30+0=30 kişi

Biyoloji:40+0=40 kişi

Felsefe: 50+0=50 kişi

Buna karşılık Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine ayrılan kontenjan da aşağıdaki gibidir;

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi:600+700=1300 kişi

Yukarıdaki tüm lise branşlarına ayrılan kontenjanların toplamı 1065 kişi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine ayrılan kontenjan ise 1300 kişi. Rakamlar şaka gibi. Dışarıdan gelen birisi bu rakamları görse eminim bu ülkenin liselerinde eğitimin nasıl yapıldığını çok merak eder! Demek ki, ülkemizde her sınıfta sadece 1 saat dersi olan ve seçmeli ders haline gelme olasılığı da yüksek olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmenlerine duyulan ihtiyaç, tüm lise branşlarına duyulan ihtiyaçtan daha fazlaymış. Ya da?...

Şöyle bir kaba hesapla 2007 kpss sınavına giren 205433 öğretmen adayı var,

Bir de 2006 yılında girip yüksek puan almış ve bu yıl sınava girmemiş atama bekleyenler.

Almayı planladıkları öğretmen sayısı;

9300 ilk atama kadrolu,

10000 sözleşmeli.

205433-19300=186133 gibi korkunç bir işsiz öğretmen sayısı ortaya çıkıyor.

Ve bu 186133 kişi bildiğimiz kadarıyla yapılan çalışmalarda işsiz gösterilmiyor.

En iyimser tahminle 200000 in üzerinde bir işsiz öğretmen ordusu. (Bir çok ülkenin ordusundan fazla. )

Bu hükümet dönemindeki atama politikasını Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğiyle herhangi bir lise branşına son 5 yılda ayrılan kontenjanları karşılaştırarak ta anlayabiliriz. Örneğin, Ortaöğretim Matematik öğretmenliğini ele alalım. Liselerde hafta da 6-7 saati bulan ders sayısına rağmen bu yıl ayrılan 30 gibi komik bir kontenjanla ve ulaştığı rekor taban puanla (93 puan bu karşılaştırma için biçilmiş kaftan).

Bir de çocuklarımızın neden ÖSS’de başarısız olduğunu, neden binlercesinin sıfır çektiğini tartışıp dururuz. Onların başarılı olmasını sağlamak için ilk yapılması gereken şey müfredatları, programları değiştirmek değildir. İlk yapılması gereken onları konu alanında uzman olan branş öğretmenlerinden mahrum bırakmamaktır!...

Rakamlarla bir yalan da atanan öğretmen sayıları konusunda söyleniyor. Şubat’ta 10000 sözleşmeli, ağustos’ta 1000 sözleşmeli, 10000 kadrolu, sene sonuna kadar da 10000 sözleşmeli, bu sene toplam 40000 öğretmen atanacağı söyleniyor. Halbuki ağustos’ta atanacak olan kadroluların büyük kısmını zaten şubat’ta atanmış olan sözleşmeliler oluşturacak. Bu kişiler sözleşmeliyken, kadroluya geçmiş olacak yani yeni bir atama olmayacak, aynı kişi iki kere atanmış gibi gözükecek. Şubat’ta atanan 10000 sözleşmeli öğretmenin, 7-8 bininin ağustosta kadroluya geçeceğini düşünürsek, aslında bu sene atanacak olan toplam öğretmen sayısının 32-33 binlerde kaldığı görülür.

Peki ne oldu? Ülkemizdeki liseleri mi kapattık, artık çocuklarımızın bilim öğrenmeye ihtiyacı yok mu, artık hayatta en hakiki mürşit ilim ve fen değil mi? Tam tersine yeni liseler açılmakta, liselerin mevcutları artmakta, dersliklerin mevcudu düşürülmeye çalışılarak ve liseler 4 yıla çıkarılarak ders saati artırılmaktadır ve bunların yanında her yıl binlerce öğretmen de emekli olmaktadır. Son senelerde lise branşlarından yapılan alımlarsa yalnızca emekli olan öğretmenlerin sayısına bile yetişmemektedir. O zaman artık kadro fazlalığı var bahanesini bir kenara bırakıp gerçekler açıklanmalıdır. Neden bize yeterli kontenjan ayrılmamaktadır?

Yorumu siz değerli aydınlarımıza bırakıyor ve sesimizi duyurmanızı rica ediyoruz…

SAYGILARIMIZLA..

NOT: VERİLER İL MİLİ EĞİTİM VE M.E.B. SİTELERİNDEN TOPLANMIŞ OLUP 2007 YILINA AİTTİR. BU VERİLER HAZIRLANDIKTAN SONRA HERHANGİ BİR YENİ ÖĞRETMEN ALIMI OLMAMIŞTIR.

 

 

İş İlanları: 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çorbada tuzum olsun diyorsan.. Tıkla...

Önemli bir uyarı:Metinde ele aldığımız kıyaslamada Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, ders saati bakımından her dersten daha az bir süre teşkil etmesi nedeniyle ele alınmıştır..

Buna karşın gün geçtikçe ayrılan kontenjanlar ivmeli bir şekilde artmaktadır.Bu durumun en önemli nedeni meb de çalışan öğretmenlerin idareci kadrolarına geçirilmeleridir...

Amacımız tezatlıklara dikkat çekmektir.Diğer branşlarda da en az o kadar açık olduğunu dile getirmektir..Bir başka branşın öğretmenlerini mağdur etmek değildir.

SİTEMİZDEKİ HABERLERİN YAYINLANDIĞI ve HAKKIMIZDAKİ

HABERLERİN LİNKLERİ;

[Anasayfa] [Basında Biz] [Diğer Haberler] [CYDD] [Durum Analizi] [Özel Sektör] [İletişim] [Linkler]

Report Content · · Web Hosting · Blog · Guestbooks · Message Forums · Mailing Lists
Easiest Website Builder ever! · Build your own toolbar · Free Talking Character · Email Marketing
powered by a free webtools company bravenet.com